"Arabuluculuk" Kaybedeni Olmayan Çözüm Yolu, Arabulucu Av. Dr. Nevin YURTMAN

     “ARABULUCULUK”

 KAYBEDENİ OLMAYAN ÇÖZÜM YOLU

 

ARABULUCU AV. DR. NEVİN YURTMAN

 

(T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığı)

 (Arabulucu Sicil No: 1258)

 

                                                   [email protected]

                                                  [email protected]

 

    Ağustos 2014, İstanbul

 

            Bir yıl önce yürürlüğe giren “6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu”  kapsamında, artık ihtilaflar yıllarca Mahkeme kapılarında   -tabiri caizse-   sürünmeden, istenirse bir haftada bile, üstelik “Yargı Güvencesi” ile çözülebilmektedir. Tabi ki taraflar isterse. Çünkü alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olan “Arabuluculuk”, iradilik ilkesine dayalı çözüm yöntemidir.

 

Hukukun üstün tutulduğu gelişmiş ülkelerde oldukça yaygın uygulaması olan bu sistem sayesinde mahkemelerin iş yükü oldukça azalmış, adaletin tecellisi hızlanmıştır. Hatta İngiltere’de ihtilafların sadece %3,5’nin mahkemelere intikal ettiği, diğerlerinin alternatif çözüm yolları ile sonuçlandığı ifade edilmektedir.

 

Ülkemizde   Adalet Bakanlığı’nın eğitim izni verdiği Üniversite veya Barolarda eğitimini tamamlamış  en az beş yıllık deneyimi olan hukukçular, Bakanlığın açmış olduğu yazılı ve uygulama sınavlarında başarılı  olduktan sonra Adalet Bakanlığı,  Hukuk İşleri Genel Müdürlüğüne bağlı Arabuluculuk Daire Başkanlığı nezdinde tutulan  Arabulucular Sicili’ne kaydolmaktadırlar. Sadece sicile kayıtlı olan arabulucular   “Resmi Arabuluculuk” yapabilmektedirler. 

 

Uyuşmazlığın tarafları, görülmekte olan bir davada arabulucuya gitmeyi kararlaştırabilecekleri gibi, dava açmadan da arabulucuya başvurabilmektedirler.

 

Arabulucu,  sistematik iletişim tekniklerini uygulayarak  tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda değiştirmek istedikleri hususlarla ilgili kendi çözümlerini oluşturmalarına yardım etmektedir. Taraflar, arabulucunun kullandığı iletişim teknikleri sayesinde, kendi istekleri doğrultusunda çözüm bulabilmek için çaba sarf etmekte, uyuşmazlıkla ilgili kendi kararlarını kendileri verme konusunda sorumluluk almaktadırlar. 

 

Arabuluculuk sisteminde taraflar, arabulucu ile birlikte veya ayrı ayrı hatta vekillerinin de bulunabileceği veya sadece vekillerinin bulunabileceği oturumlarda, ihtiyaçlarını ve menfaatlerini karşılayacak ortak çözümler bulmak için görüşmeler yapmakta, birbirleri ile ilişkilerinin nasıl en iyi şekilde ele alınabileceğini tartışabilmektedirler. Yani mahkemelerdeki katı yargılama usulü kuralları ile bağlı kalmaksızın görüşme usullerini dahi kendileri belirleyebilmektedirler. Arabulucunun bu süreçte görevi, tarafların konuşmak istedikleri konuların ve problemlerin belirlenmesine, karşılanması gereken ihtiyaçlarının bulunmasına odaklanmalarına ve doğru rotada kalmalarına yardım etmektir. Ayrıca tarafların amaçlarına ulaşmalarını kolaylaştıracak problem çözücü yöntemler oluşturarak daha kabul edilebilir ve rahat bir ilişki tarif etmelerini de sağlamaktadır.

 

Arabuluculuk yoluyla uyuşmazlıkların halli taraflar için gönüllü bir süreçtir. Arabuluculuk yolu, çözümlenmesini istedikleri konularda bir çözüm bulup bulamayacaklarını görmeleri ve gelecekteki ilişkilerini görmeleri ve düzenlemeleri açısından da tarafların kendi menfaatleri açısından önemlidir. Arabulucunun taraflar için karar verme yetkisi yoktur. Hatta bu konuda bir teşebbüste dahi bulunamaz. Arabulucu, taraflara usul ve esasla ilgili konularda nasıl daha iyi konuşabilecekleri hakkında tavsiyelerde bulunabilmekte, eğer bir anlaşmaya varabilirlerse, anlaşmanın anlaşılır/uygulanabilir olması için bunun yazılı hale getirilmesine yardımcı olmaktadır. Taraflar arabuluculuk sonunda çözmek istedikleri konu ile ilgili olarak avukata danışabilmekte, avukat ile yazılı hale getirip sözleşme formuna sokabilmektedirler.

 

Tarafların anlaşmaya varamadıkları durumlarda, uygun buldukları diğer uyuşmazlık çözüm yöntemlerine (dava, hakem v.s.) başvurma hakları her zaman için vardır. Arabuluculuğa başvurmak ve sonuç alamamak mahkemelere başvurma hakkını etkilemez.

 

Arabulucu, arabuluculuk sürecinde esasa ilişkin olarak tarafsız kalmak, herhangi bir çözümü veya tarafı desteklememek ve taraflardan herhangi biri için önyargılı hareket etmemek zorundadır.

 

Taraflar, istedikleri aşamada görüşmeleri kesebilir, başka bir arabulucu atayabilir veya başka anlaşma yolları deneyebilirler.

 

Arabuluculuk sürecinde arabulucu,  tarafların ayrı ayrı kendi menfaatlerini ortaya koymalarına, ortak menfaatlerini açığa çıkartmalarına, olası çözümleri değerlendirmelerine yardımcı olmaktadır. Görüşme sürecinde taraflar çözüm ihtimallerinden bir veya bir kaçının, ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığını değerlendirmekte, mevcut ve gelecekteki ilişkileri için iki taraflı kabul edilebilir bir çözüm seçeneği ortaya koymaktadırlar. Arabulucu, bu faaliyetlerinde uygulayacağı sistematik iletişim teknikleri ve hukuki bilgi ve deneyimi ile taraflara  amaçlarına ulaşmaları konusunda yardımcı olmaktadır. 

 

Arabulucu ile görüşmeler sırasında, tarafların her biri arabulucu ile özel olarak görüşme hakkına da sahiptir. Arabulucu yapacağı görüşmeler ile tarafların çözüme odaklanmalarına katkıda bulunmakta, kısa ve uzun vadeli amaçlarını düşünmeleri için zaman sağlayacak kendi öneri ve çözüm seçeneklerini bulmalarına imkan tanımaktadır. Özel görüşme oturumuna arabulucu karar verebileceği gibi, taraflar da bu konuda talepte bulunabilirler. Arabulucunun tarafları ayrı bir oturuma çağırmasının amacı bazı konuların özel olarak görüşülmesinde daha rahat olabilecekleri ihtimalidir. Arabulucu, özel oturumlarda konuşulan şeyleri gizli olarak kabul etmek zorunda, aksi istenmedikçe bunları diğer tarafla paylaşmamak yükümlülüğündedir.

 

Arabulucu, taraflar ile birlikte yaptığı oturumları da gizli olarak kabul etmek ve bu konuda uyuşmazlığa taraf olmayan üçüncü kişilerle görüşmemek zorundadır.

 

Uyuşmazlıklarını Arabuluculuk yöntemi ile çözümlemek isteyenler “Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı” nezdindeki “Arabulucular Sicili” nden diledikleri arabulucu veya arabulucuları seçme hakkına sahiptirler.

 

Taraflardan biri, Arabulucuya gitmek istediği durumda, bu isteğini karşı tarafa yazı ile bildirir. Bu isteğine otuz gün içinde cevap verilmemesi, diğer tarafın arabulucuya gitme teklifini reddettiği anlamındadır.

 

Arabuluculuk faaliyeti sonunda (tarafların uzlaşmaları halinde) taraflarca düzenlenen Anlaşma Belgesi, taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Taraflar için en önemlisi de, bu anlaşma belgesinin “icra edilebilirliğine ilişkin şerh” verilmesini mahkemeden talep hakkına sahip olmalarıdır. Mahkemenin duruşmasız (aile hukuk ile ilgili ihtilaflarda duruşmalı) olarak, ihtilaflı meblağ ne olursa olsun 30-TL gibi bir harçla vereceği icra edilebilirlik şerhi ile anlaşma, ilam/karar niteliğinde belge sayılmaktadır.

 

İhtilafların arabuluculuk yolu ile çözümlenmesinde; taraflar, -süreçte aktif rol aldıkları için-  ticari, sosyal ilişkileri açısından yıpranmamakta, uyuşmazlığın psikolojik açıdan olumsuz etkilerinden korunmakta, mevcut ve gelecekteki ilişkileri açısından kazançlı çıkmaktadırlar. İhtilaf, tarafların kendi istedikleri doğrultuda çözümlendiği için hem olası davaların, yargılamalardaki uzun zaman kayıplarının, emek ve ekonomik kayıpların önüne geçilmekte, hem de ruhsal açıdan yıpranma da engellenmektedir. Böylece “Arabuluculuk” yoluna başvuran taraflar, her açıdan kazançlı çıkmakta, bu yolla çözümlenen uyuşmazlıkların kaybeden tarafı olmamaktadır.

 

Arabulucu Av. Dr. Nevin YURTMAN

 

Arabulucu Sicil No: 1258

 

Ağustos 2014 – İstanbul

 

 

BU YAZI/MAKALE, YAZILI VE ELEKTRONİK ORTAMDA KAYNAK GÖSTERMEDEN YAYINLANAMAZ.